Of Belediyesi | Of'un Sesi

Of Belediyesi | Of'un SesiOf'un Sesi

29 Temmuz 2021 - 14:29

Of Belediyesi

Of Belediyesinin Kuruluşu

1860’lardan itibaren hazırlanan nizamname ve talimatnamelere göre vilayet ve kaza merkezlerinde teşekkül etmeye başlayan belediyelerin kuruluş tarihlerini tespit etmek, son derece problemli bir husustur. Bu durum Of Belediyesi için de geçerlidir. Trabzon ve özellikle Of hakkında şimdiye kadar yazılanlar, Of Belediyesi’nin kuruluşu hakkında birbirini tutmayan tarihler vermektedir. Buna göre belediyenin kuruluşu hakkında verilen en erken tarih 1865 iken, bazı eserlerde 1874 veya 1878 yılı verilmektedir. Bu karışıklık o hale gelmiştir ki, bir eserin farklı sayfalarında Of Belediyesi’nin kuruluşu hakkında iki farklı tarih verilebilmektedir.

Belediyenin kuruluşu hakkında verilen tarihlerin herhangi bir belgeye dayanmadığı ve tahminden öteye gitmediği anlaşılmaktadır. Bizim bu çalışma kapsamında Of Belediyesi arşivinde yaptığımız araştırma sonucunda, belediyenin kuruluşu hakkında resmi bir belgeye ulaşılmıştır. Belediye Başkanı İsmail Saral’ın imzasını taşıyan ve Ankara’ya gönderilen bir belgede, belediyenin 1282 de teşekkül ettiği belirtilmektedir. Rumi 1282 yılının miladi karşılığı ise 1866/67’dir.

Ulaştığımız 1866/67 tarihinin dönemin diğer belgeleri ve gelişmeleri ile de uyumlu olduğu gözükmektedir. Şöyle ki, Türkiye’de belediyelerin kuruluşlarına dair ilk düzenlemeler, 1864 tarihli Vilayet Nizamnamesi’nde yer almıştı. Ardından çıkarılan bazı talimatnamelerle birlikte, bir taraftan vilayetler diğer taraftan belediye teşkilatları kurulmaya başlanmıştır. Bu dönemde kurulan belediyelerden birisi de Of Belediyesi’dir. Nitekim 1869 tarihli ilk vilayet salnamesinde Of Belediyesi’nden bahsedilmekte ve belediye başkanı, meclis üyeleri ve belediye katibinin ismi zikredilmektedir. Demek ki Of Belediyesi, bu ilk salnamenin yayınlanmasından daha önce kurulmuş ve meclisini oluşturmuştu.

İlk Belediye Başkanları ve Meclis Üyeleri

Yukarıda belirttiğimiz gibi, 1860’ların ortalarında taşra belediye meclislerinin nasıl oluşacağına dair bazı talimatnameler yayınlanmıştı. Bu talimatnamelere göre; belediye meclisleri bir reis ve altı azadan oluşacak; ayrıca bir mühendis ve memleket tabibi de mecliste görev yapacaktı. Meclisin başkanı atanmış olmakla birlikte, azalar arasında gayrimüslim temsilcilerin de bulunmasına dikkat edilecekti.

Of Belediyesi’nin tespit edebildiğimiz ilk belediye başkanı Abdurrahman Ağa’dır. Belediye Meclisi üyeleri ise Battal Ağa, Temel Ağa, Cevahir Reis, Yusuf Ağa, Dursun Ağa ve Kostantin Ağa’dır. Görüldüğü gibi belediye meclisi çoğunlukla Müslüman üyelerden oluşurken, bir de gayrimüslim meclis üyesi bulunmaktadır. Aynı tarihte belediye katibi olarak görev yapan kişi Şükrü Efendi’dir.

Abdurrahman Ağa bu görevini 1873 yılına kadar sürdürmüştür. Fakat bu süre içerisinde belediye meclisi üyeleri bakımından çeşitli değişiklikler olmuştur. 1871 yılında meclis üyeleri Temel Ağa, Cevahir Reis, Dursun Ağa ve Kostantin Ağa’dır. Bu durumda Battal ve Yusuf Ağalar meclis üyeleri arasında bulunmamaktadır. Bir sonraki yılda, yani 1872’de meclis üyeleri arasından birisinin ismi daha listeden düşmüştür. Buna göre Abdurrahman Ağa yönetimindeki Of belediye meclisinde Temel ve Dursun Ağalar ile Cevahir Reis üye olarak görev yapmaktadır. Şükrü Efendi ise aynen görevine devam etmektedir.

1873 yılına gelindiğinde Of Belediyesi’nin yönetiminde önemli değişiklikler olmuştur. Bu tarihte belediye başkanlığını Mal Müdürü Salih Efendi yapmaktadır. Böylece, tespit edebildiğimiz ilk belediye başkanı olan Abdurrahman Ağa, dört yıl veya daha fazla bu görevde kaldıktan sonra yerini Salih Efendi’ye bırakmıştır. Eski meclis üyelerinden ise sadece Temel Ağa ve Cevahir Ağa görevlerine devam etmektedir. Bu iki ismin yanında belediye meclisinin üçüncü üyesi olarak Lazari Ağa bulunmaktadır. Yani bu dönemde belediye meclisi, başkanın yanı sıra üç meclis üyesinden oluşmaktadır. Belediye Katibi ise Mehmed Kamil Efendi’dir.

Ertesi yıl, yani 1874’te belediye başkanlığına Mustafa Ağa getirilmiştir. Of Belediyesi’nin tespit edebildiğimiz üçüncü başkanı olan Mustafa Ağa, muhtemelen, Sarıalizade Büyük (Topal) Ömer Ağa’nın çocuklarından Hasan Ağa’nın oğludur. Belediye Katibi yine Mehmed Kamil Efendi’dir. Meclis üyelerinin ise henüz tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Çünkü Salnamede meclis üyeleri kısmının karşısında “derdest-i teşkil” ifadesi vardır. Anladığımız kadarıyla, eski meclis üyelerinin çoğunun ölüm veya başka nedenlerle görevlerinden ayrılmaları üzerine, yeni belediye meclisinin oluşturulmasına karar verilmiştir. Takip eden üç yıl boyunca oluşturulamadığı ve sadece başkan olarak Mustafa Ağa’nın görevine devam ettiği anlaşılmaktadır.

Birkaç yıl boyunca oluşturulamayan yeni belediye meclisi, nihayet 1878’de teşkil edilmiştir. Bu dönemde yeni belediye başkanı Hacı Kasım Efendi’dir. Böylece, ilk belediye başkanları Abdurrahman Ağa, Mal Müdürü Salih Efendi ve Mustafa Ağa’dan sonra, dördüncü belediye başkanı Hacı Kasım Efendi olmuştur. Yeni belediye meclisinde ise Dursun Ağa, Temel Ağa ve Lazar Ağa görev yapmaktadır.

Ertesi yıl, yani 1879’da belediye meclisinde yeniden değişiklik yapılmıştır. Bu tarihte belediye başkanı Kamil Efendi, meclis üyeleri ise Temel ve Lazar Ağalardır.

1881’de Belediye Başkanı Sarıalizade Temel Ağa’dır. Kendisi Büyük Ömer Ağa’nın torunu ve daha önce belediye başkanlığı yapmış olan Mustafa Ağa’nın kardeşidir. Bu dönemde meclis üyeleri ise Ömer Ağa ve Halim Efendi’dir.

1888 tarihli Vilayet Salnamesi’ne göre Of Belediye Başkanı Ahmed Efendi’dir. Meclis üyeleri Mehmed Efendi, Mehmed Ali Ağa, Ali Ağa ve Şükrü Ağa, belediye katibi ise İzzet Efendi’dir. 1892’de başkan yine Ahmed Efendi’dir. Üyeler ise Hasan Efendi, İsmail Efendi, Lazar Efendi, Hasan Bey ve Hasan Hüsnü Efendi’dir. Görüldüğü üzere aradan geçen dört yıl içinde meclis üyelerinin hepsi değişmişken, başkanlık koltuğunda aynı isim oturmaktadır.

Ömer Lütfi Efendi (Ağa)

Of Belediyesi’nin kuruluş yıllarından günümüze kadar uzanan bütün tarihi boyunca, belediye başkanlığı konusunda “Sarıalizade”, diğer bir ifadeyle “Saral” ailesinin çok belirgin bir ağırlığı vardır.

Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsayan dönemin en önemli ismi ise, bu

ailenin büyüklerinden Sarıalizade Ömer Lütfi Efendi’dir. Trabzon salnamelerinde Ömer Lütfi Efendi’nin 1894 yılında belediye başkanı olduğu yazılıdır. Daha önceki belediye başkanlarının bazılarının aynı aileye mensup oldukları bilinirken, diğerlerinin aile mensubiyeti konusunda elimizde şimdilik kesin bilgi yoktur.

1894 yılında belediye başkanlığı Ömer Lütfi Efendi’nin uhdesindedir. Meclis üyeleri ise Hasan Efendi, İsmail Efendi, Lazar Efendi, Ahmed Efendi, Hasan Hüsnü Efendi ve Şükrü Efendi’dir. Bu dönemde üye sayısındaki artış dikkati çekmektedir. Öyle ki, kurulduğu ilk yıllarda altı üyeye sahip olan Of belediye meclisi, aradan geçen yirmi küsur yıl boyunca bu sayıya ulaşamamıştır. Bu tarihte belediye katipliğini Ahmed Efendi yürütmektedir.

1896’da belediye başkanı İsmail Hakkı Efendi, meclis üyeleri ise Hasan Efendi, Ahmed Efendi, Lazar Efendi, Şükrü Efendi ve Hasan Hüsnü Efendi’dir. Katip yine Ahmed Efendi’dir.

İki yıl sonra, yani 1898’de belediye başkanlığı ve meclis üyeliklerinde önemli değişiklikler olmuştur. Bu tarihte yeni belediye başkanı “rabia” rütbesine sahip olan Ömer (Lütfi) Efendi’dir. Meclis üyeleri ise Hüseyin Hüsnü Efendi, Hacı Salih Ağa ve Muradoğlu Mehmed Ağa’dır.

Ömer Lütfü Efendi sonraki yıllarda da başkanlık koltuğunda oturmuştur. Nitekim 1900 yılında Ömer Lütfi Efendi ile birlikte meclis üyeliklerinde Hasan Efendi, Sarıalizade Mikdat Ağa ve Şükrü Efendi bulunmaktadır. Belediye katibi Yusuf Ziya Efendi iken, yeni ihdas edilen belediye çavuşluğuna

Ali Ağa getirilmiştir. Görüldüğü üzere, belediye teşkilatına yeni bir birim daha eklenmiştir. Fakat bu yeni birim kısa sürede ortadan kaldırılacaktır.

Takip eden üç yıl boyunca belediye başkanı yine Ömer Lütfi Efendi iken, meclis üyeleri Sarıalizade Mikdat Ağa, Şükrü Efendi ve Hasan Efendi’dir. 1904 yılında ise başkan yine Ömer Lütfi Efendi olmakla birlikte, meclis üyeleri arasında değişiklikler olmuştur. Buna göre Deli Reisoğlu İsmail Ağa, Hacı Mendanzade Sadullah Efendi, Sarıalizade Mikdat Ağa, Çakıroğlu Mustafa Ağa meclis üyeliklerinde bulunmaktadır.

Görüldüğü üzere 1894’te belediye başkanlığına getirilmiş olan Sarıalizade Ömer Lütfi Efendi, İsmail Hakkı Efendi’nin 1895-96’daki kısa belediye başkanlığı bir kenara bırakılırsa, uzun süre belediye başkanlığı yapmıştır. Cumhuriyet dönemi belediye başkanlarından Süleyman Sarıalioğlu’nun verdiği bilgilere göre; geleneğin aksine, 22 şaşında genç bir delikanlı iken belediye başkanı olan Ömer Lütfi Efendi, gençliğine rağmen halk arasında sevilen sayılan birisiydi. Yardımseverliği ve vatanseverliği sayesinde uzun yıllar belediye başkanlığı yapmıştı.23 Ömer Lütfi Efendi’nin belediye başkanlığı muhtemelen 1900’lü yılların başında da devam ediyordu.

Osmanlı’nın Son Dönemlerinde Of’un ve Belediyenin Durumu

Of Belediyesi’nin kurulduğu yıllarda, sonradan belediyenin sınırları içinde kalan veya çevresini teşkil eden köylerin vergi, nüfus ve hane durumu şöyleydi:

KÖY İSMİ VERGİ NÜFUS HANE
Eski Pazar 3979 180 75
İstavri 2031 42 19
Humrukleka 3188 277 75
Hastokoz-ı Ulya 2460 162 39
Hastikoz-ı Süfla 1789 57 19
Voştik 2979 142 59
Kolenli 912 66 22

1878 yılı itibarıyla Of’un 122 mahalle ve köyü vardı. Kazada toplam 9171 hane olup, erkek nüfus olarak 432 Rum ve 25945 İslam olmak üzere toplam 26377 kişi yaşamaktaydı. Bu haliyle Of Kazası, bütün Trabzon Sancağı’nda hane ve nüfus bakımından en yoğun kazalardan birisiydi.

Of Belediyesi’nin kurulduğu yıllarda Of Kasabası’nda her Çarşamba günü Pazar kurulmaktadır.

20. yüzyıl başlarında, Of Kazası’nda çok sayıda pazar kurulduğu görülmektedir. Nitekim 1902 tarihli Trabzon Salnamesi’ne göre Solaklı’da Cumartesi ve Çarşamba, Eskipazar ve Yiga Köprüsü’nde Çarşamba, Küçük Hol, Kondu ve Kadahor’da Salı, Hattı Altı’da Cumartesi günleri pazar kurulmaktadır.

1879 yılı itibarıyla Of Kazası’ndaki binalar ve arazi durumu aşağıda verilmiştir:

74 çeşme, 296 cami ve mescit, 64 oda, 98 anbar, 433 sergen, 28 dink, 296 değirmen, 197 dükkan ve mağaza, 9171 hane, iki hükümet konağı, 12 fırın, 22 fabrika, 54 arsa, 621 dam ve ahır, 404 samanlık, 1 şadırvan, 7 köprü, 6 kilise, 2 kuyu, 18 kahve, 2 Hıristiyan mektebi, 143 İslam mektebi, 2 Hıristiyan mezarlığı, 228 İslam mezarlığı, 65 medrese, 37239 tarla, 813 bahçe, 174333 dönüm arazi, 20 yaylak. Bu dönemde, Of’ta han, hamam, gazino ve meyhane bulunmuyordu. 143 İslam mektebi, 65 medresesi, 296 cami ve mescidi ile Of Kazası, bütün Trabzon Sancağı’ndaki okul, cami ve medrese bakımından en önde gelen kazaydı.

20. yüzyılın başlarındaki Of kazasının durumu, 1902 tarihli Vilayet Salnamesinden alınan aşağıdaki satırlarla pek güzel ortaya konulmaktadır. Bu satırlar aynı zamanda o dönemde belediyenin içinde bulunduğu durumu da aydınlatacak mahiyettedir:

“Sahilde bulunan Of Kazası’nın merkez-i idaresi Solaklı Deresi’nin şarkında ve hafif meyilli bir tepenin üzerinde mebnidir. Kazanın sahil cihetinde olan köylerinin yaz mevsiminde havası ağır olduğundan, ahali hemen umumiyetle Bayburt taraflarındaki yaylalara gitmek ve bu mevsimin birçok zamanını buralarda geçirmek mecburiyetindedirler.

Kazanın nüfus-ı umumiyesi 33432’si erkek, 34761’i kadın olmak üzere 68193 Müslüman ve erkek kadın 1094 Rum’dan ibaret olub, halken gayet zeki adamlardır.

Of’da medrese ve mekteb gibi mebani her tarafdan ziyade olmakla, medrese ve talabe-i ulum-i şerife çokdur. Ekser köylerde müteaddid mesacid-i şerife vardır. Hocalarla talebe, mesleklerine mahsus olan elbiseyi ve ehl-i kura da kısmen zibka ve mintan ve kısmen karavana şalvar giyerler.

Hükümet konağı iskan edilemeyecek derecede harab olduğundan, memurin isticar edilen diğer bir mahalde ikamet ederler.

Merkez-i kazanın iki tarafından akıb denize munsab olan Bolaklı ve Baltacı dereleri üzerinde, ahalinin ianat-ı nakdiye ve bedeniyeleri ile iki köprü yapılmışdır.

Vilayetin umur-ı nafiasına dair bazı malumat verdiğimiz sırada, Of ahalisinin mükellefiyet-i nakdiyeleri haricinde olmak üzere Bayburd’a giden yolun tamirini deruhde ederek büyük bir kısmını ikmal eylemiş olduklarını söylemişdik.

Tekmil kazada 10500 ev, 300 dükkan, 10 mağaza, 100 su değirmeni ile 30 fırın vardır.

Kazanın başlıca hasılat-ı arziyesi olan mısır ile buğday istihlakat-ı dahiliyeye kifayet edemediğinden, her sene az çok idhalat vukubulmakdadır. Kendir hasılatı nazar-ı dikkati calib bir derecede olub, her sene hayli mikdarı kazalara gönderilir. Fındık hasılatının bu son senelerdeki revacı, Ofluların nazar-ı intibahını davet etdiğinden, haricden getirdikleri fidanlarla birçok fındık bahçeleri vücuda getirmişlerdir. Of’un fasulye ve kestane kabağı her tarafca meşhurdur. Ceviz, kestane, üzüm ve elma gibi meyveler var ise de, mikdarı ihtiyacat-ı mahalliyeye kafi değildir.

Kazanın mahsulat-ı hayvaniyesi inek ve koyun sütünden yapılan tereyağlarına münhasır olub, bunun epey bir mikdarı harice gönderilmekde ve peynir ile deriler dahilde sarf ve imal olunmakdadır.

Bir sene zarfında Of limanına 38421 tonilato istiaında 37 vapur ile 1129 tonilato hacminde 15 yelken gemisi gelib, bunların cümlesi Osmanlı sancağını hamildir. Of iskelesine mensub olan merakıb-ı bahriye de 23 adedine baliğ olmakdadır.”

Meşrutiyet Devrinde Of Belediyesi

Ömer Lütfi Efendi’nin belediye başkanlığının uzun yıllar devam ettiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte II. Meşrutiyet’in ilan edildiği 1908’de belediye başkanı olarak Sarıalizade Hasan Efendi görevdedir. Daha önce de çeşitli görevlerde bulunmuş olan Hasan Efendi hakkında, dönemin Of Kaymakam Vekili Faik Hurşit Günday’ın alınlarından bazı bilgiler elde etmek mümkündür. Meşrutiyet’in ilanından sonra Of’ta meydana gelen karışıklıkları düzeltmek amacıyla kaymakam vekili tayin edilen Günday’ın belirttiğine göre; Of’ta Kaymakam Celal Bey’in taraftarları olan ağalarla Belediye Reisi Sarıalizade Hasan Efendi’ye taraftar ağaların köylülerinden yedi sekiz yüz kişi kasabaya girmişti. Bu işin mahiyetini öğrenmek ve düzeni sağlamak adına Günday görevlendirilmişti. Vakit kaybetmeden Of’e hareket eden Günday, Solaklı Deresi’nden geçerken, köprü olmadığı için boğulma tehlikesi geçirmiş ve ardından Hükümet Konağı’na gelmişti. Hükümet Konağı harap, merdivenleri berbat, kir ve hislik içinde kiralanmış bir evdi. Burada tarafları dinleyen Günday’a göre meselenin özü, Kaymakam Celal Bey’le birlikte meclis idare azaları, hükümet memurları ve bazı ileri gelenlerin rüşvet almalarıydı. Belediye Başkanı Sarıalizade Hasan Efendi ise bu çarkın dışında olup, karşı cephede yer almış ve bu yüzden Celal Bey’le araları bozulmuştu. Sonunda Celal Bey görevden alındı. Günday, iki buçuk ay devam eden vekalet görevini, yeni gelen Kaymakam Recep Bey’e bırakarak Trabzon’a döndü.

Sarıalizade Hasan Efendi’nin ardından başkanlık koltuğuna tekrar Sarıalizade Ömer Lütfi Efendi oturdu. Kendisinin bu görevi Osmanlı Devleti’nin yıkılışına ve hatta Cumhuriyet’in ilk yıllarına

kadar sürdürdüğü anlaşılmaktadır.

1. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele’de Of Belediyesi ve Ömer Lütfi Efendi

Of Belediye Başkanı Sarıalizade Ömer Lütfi Efendi’nin ismi, özellikle I. Dünya Savaşı sırasında Ruslara karşı yürütülen Of müdafaasında ön plana çıkmıştır.

1. Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine, Osmanlı Devleti’nin seferberlik ilan ettiği günün gecesi Teşkilat-ı Mahsusa denilen önemli bir örgüt kurulmuştu. İttihat ve Terakki Partisi’nin genel merkezinde Enver Paşa’nın isteği doğrultusunda kurulan bu örgüt, özellikle Rus sınırına yakın bölgelerde faaliyette bulunacaktı. Amacı ordunun düşman topraklarındaki hareketlerini kolaylaştırmaktı. Bu şekilde ve belirtilen amaçla kurulan Teşkilat-ı Mahsusa’nın Trabzon-Rize hattındaki faaliyetlerine iştirak edenlerden birisi de Ömer Lütfi Efendi idi.

Of’un ileri gelenlerinden olan Ömer Lütfi Efendi’nin bu teşkilata dahil olması, bu tarihlerde Of’ta bulunan Hopalı Mamovizade Rauf Bey sayesinde olmuştu. Of’un Teşkilat-ı Mahsusa’ya yapacağı katkı, cepheye giden gönüllüler için yiyecek temin etmek ve bunları cepheye sevk etmekti. Diğer taraftan Of’lu birçok kişi, seferberliğin ilanıyla birlikte silâhaltına alınmış ve 3. Ordu’da görev yapmaya başlamıştı.

Diğer taraftan, Osmanlı Devleti’nin dört bir tarafından getirilen askerlerle, 1914 kışının en şiddetli döneminde başlatılan Sarıkamış Harekâtı, Of’u da içine alan bölgenin kaderini değiştiren en büyük felaketlerden birisi oldu. Çünkü bu harekât sırasında onbinlerce asker, soğuk kış şartlarında şehit düşmüştü. Bunlar arasında Sarıali ailesinden olanlar ve diğer Oflular da vardı. Bu büyük ve beklenmedik felaket sonucunda Osmanlı 3. Ordu’su dağılmış ve Ruslar derlenip toparlandıktan sonra karşı saldırıya geçmişlerdi.

Ruslar’ın 1916 baharında Doğu Karadeniz kıyısı boyunca ilerleyişine karşı en şiddetli karşı koyma Of civarında gerçekleşmişti. Bu direnişte Of Belediyesi Reisi Ömer Ağa’nın mühim rolü olmuştu. Bu mücadele hengâmesinde birçok Of’lu gibi muhacirliğe çıkamayan Ömer Ağa, Rusların Sürmene yönünde ilerleyip yolları tutması üzerine, Dernek İlçesi’ne bağlı Taşçılar Köyü’ne giderek saklanmıştı. Of’u işgal etmiş olan Ruslar, çok geçmeden Ömer Ağa’yı saklandığı yerden alarak Of’a getirdiler. Bölgenin sorumlu Rus komutanı Naçalnik Ömer Ağa’ya çok iyi davranmış ve kendisinden belediye reisliğine devam etmesini istemişti. Bunun için de bir heyetle Rize’ye giderek, Of’un yönetimi konusunda, cephe komutanı General Lyakhov’la görüşmesini salık vermişti. Bunun üzerine Ömer Ağa, Çifaruksa’da saklanan Müftü Efendi ve Ruslara esir düşmüş Osman Çelebioğlu İbrahim Ağa ile birlikte Rize’ye giderek Rus komutanla görüştü. Görüşmede komutan, Ömer Ağa’dan Of belediye reisliğine devam etmesini istedi.

Cumhuriyet Devrinde Of Belediyesi

Of Belediyesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ömer Lütfi Efendi’nin başkanlığında önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. Bu ilk yıllarda Trabzon Valiliği ve kaymakamlık ile iyi bir işbirliği tesis eden belediye, önceki yıllarda belediyecilik adına yapılmamış birçok yeniliği getirmiştir. Örneğin Sarıalizade Ömer Efendi tarafından Belçika’ya sipariş edilen lüks lambaları 1925 yılı Temmuz ayında gelmiş ve kasabanın muhtelif yerlerine asılmıştı. Böylece Of Kasabası’nda medeni bir gece hayatı başlamış oldu. Bundan yaklaşık bir ay önce ise, Trabzon Valiliği’nin teknik ve malzeme desteği ile inşa edilmiş olan belediye iskelesinin resmi açılışı yapılmıştı.

1925 yılı boyunca bu ve benzeri inşa faaliyetleriyle Of ilçesi, I. Dünya Savaşı’nın ve muhaceretin neden olduğu harabiyeti ve kötü izleri silmek isterken, 1926 yılı ortalarında beklenmeyen bazı hadiseler yaşandı. Bu dönemde kaza kaymakamı olan Ahmed Bey ile Belediye Başkanı Ömer Lütfi Efendi’nin arası açıldı ve iki taraf arasındaki gerginlik, kısa sürede hat safhaya ulaştı. Artık Ömer Lütfi Efendi’nin uzun belediyecilik yılları sona ermişti.

1926 yılı ortalarında Of Belediyesi’nin yeni başkanı Doktor Hasan Şükrü Bey idi. Hasan Şükrü Bey’in belediye başkanı olduğuna dair elimizde iki belge vardır. Bunlardan birincisi 1926-27 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Devlet Salnamesi’dir. Bu salnamede belediye başkanı olarak Doktor Şükrü ifadesi yer almaktadır. İkinci belge ise çok daha önemlidir:

Vilayat Belediye Kanunu’na ek 17 Şubat 1926 tarihli kanuna göre, her kasaba veya şehir, toplu ve dağınık evleri, bağ ve bahçe ve tarla ve meraları ile birlikte bir belediye dairesi teşkil edecekti. Yine aynı kanuna göre her kasaba veya şehrin hududu, uzak tarla, bağ ve bahçe ve otlakları içeride kalmak ve tepe veya dere gibi sabit noktalardan geçmek üzere belediye meclisi tarafından bir mazbata ile tespit olunacaktı. Hududu gösteren bu mazbataya bir de harita ilave edilecekti.

İşte bu kanun Dahiliye Vekaleti tarafından Trabzon Valiliği’ne iletilmiş, Valilik ise 2 Mayıs 1926’da Of Kaymakamlığına bir yazı yazarak, mazbata ve haritanın derhal tanzimini istemişti. Of Belediyesi Meclisi’nin 4 karar nolu ve 12 Temmuz 1926 tarihli mazbatası ile belediye hudutlarını gösteren harita tanzim edilmiştir. Bu harita ve mazbataya göre kasaba doğudan İstala Irmağı ve Kolenli Karyesi, batıdan Solaklı / Sulaklı Irmağı ve Humrukleka Karyesi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden Hastıkoz Ulya ve İstavri Köyleri ile çevriliydi.

İşte bu önemli harita ve mazbatanın altında belediye başkanı olarak Doktor Hasan Şükrü ve beş meclis üyesinin imzaları bulunmaktadır.

Doktor Hasan Şükrü’nün belediye başkanlığının çok kısa sürdüğü anlaşılmaktadır. Kendisinin bu görevi vekaleten sürdürmüş olduğu da söylenebilir. Muhtemelen Ömer Lütfi Efendi’nin görevden alınmasının ardından kısa bir süre belediye başkanlığı yapmış ve ardından Sarıalizade Bahri Bey görevi devralmıştır.

Bahri Bey’in belediye başkanı olduğu dönem, Of Belediyesi’nin en zor ve sıkıntılı dönemlerinden birisidir. Bu dönemde gerek Şeyh Sait İsyanı ve şapka hadiseleri gibi olayların getirdiği siyasi sıkıntılar, gerekse 1929 ekonomik krizinin sonucu olan ve etkisini 1930’ların ortalarına kadar hissettiren ekonomik sıkıntılar üst üste gelmiştir. Bu dönemin ne kadar zor geçtiğini anlatmak için bir karşılaştırma yapmak gerekirse; Bahri Bey’in göreve geldiği yıllarda belediyenin geliri 7.600 lira civarında iken, 1932’de 4.717 liraya kadar düşmüştür.

Of Belediyesi’nin 1926 yılı geliri 7.614 lira, 1927 yılı geliri 5.655 lira ve 1928 yılı geliri 6.436 liraydı. Gelirlerin nüfusa oranı bakımından Of Belediyesi, Trabzon merkez belediyesi de dahil olmak üzere, sekiz belediye arasında ikinci sıradaydı. Kişi başına düşen belediye geliri 8 lira 92 kuruş idi.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Of Belediyesi en fazla geliri 1926 yılında elde etmişti. Bu yıl elde edilen 7.614 liranın 414 lirası devlet vergileriyle birlikte tahsil edilen gelirlerden, 1.396 lirası oktruva resminden, geri kalan 5.803 lirası da doğrudan belediyece tahsil edilen vergi ve resimlerden elde edilmişti. Takip eden iki yıl içinde belediye gelirlerinde büyük bir değişiklik olmamıştı. Asıl sıkıntı 1929 yılından sonra baş gösterdi.

Bahri Bey’in görevde bulunduğu yıllarda belediyenin mali durumunun ne kadar kötü olduğunu aşağıdaki tablodan takip etmek mümkündür.

Yıllar Geçmiş

Yıllardan

Devir

Devlet Vergileriyle

Birlikte Tahsil Olunan

Oktruva

Resmi•

Belediye Vergi ve

Resimleri

Toplam
1929 323 451 3488 4262
1930 448 3216 2096 5760
1931 323 3100 2719 6142
1932 252 2800 1665 4717
1933 1284 149 437 6585 8455

 

  • Oktruva (Duhûliye) şehre ticaret maksadıyla getirilen mallardan alınan vergiydi. Duhûliye ve bac vergilerinin bir benzeriydi. Bu resim, taşra belediyelerinin kurulduğu ilk yıllardan itibaren, şehir ve kasabalara ticaret eşyası getiren kervanlardan “ayak bastı” parası ismiyle alınmaya başlanmıştı. Her belediye tarafından farklı şekillerde tahsil edilen bu gelir, birtakım haksız uygulamalar nedeniyle 28 Nisan 1330 (11 Mayıs 1914) tarihli Vilayet Rüsûm-ı Belediye Kanunu ile kaldırılmış, fakat birkaç ay sonra bu kez “oktruva” ismiyle tekrar tahsiline izin verilmişti. Dolayısıyla bir süre kaldırılmış, fakat daha sonra yeniden uygulamaya konulmuştu. Oktruva resmi 1924’te çıkarılan Belediye Vergi ve Resimleri Kanunu ile kaldırılmış ve yerine duhûliye resmi konuldu. Bu ise 31 Mayıs 1933’te ise tamamen kaldırıldı. Belediyelerin bu konudaki açığını kapatmak için gümrük resmine %10 belediye zammı yapıldı. Şunu özellikle belirtmek gerekir ki, ekonomik krizin etkilerini iyice hissettirdiği 1930’ların başında okturva resmi, Of Belediyesi’nin adeta kurtarıcısı olmuştur. Nitekim 1930 yılı itibarıyla Of Belediyesi’nin gelir toplamı 5.760 lira iken, bunun 3.216 lirası, yani yaklaşık %60’ı oktruva resminden elde edilmiştir. Bu durum oktruva resminin kaldırılışına, yani 1933’e kadar böyle devam etmiş ve bu resim, belediye gelirlerinin en önemli kalemini oluşturmuştur

1930’ların başında, Cumhuriyet’in ilk yıllarında görülen canlılık sona ermiş; bu faaliyet döneminin çok kısa sürmesi, Of’un harabiyetinin giderilmesine engel olmuştur. Bu dönemde Of, bir köy manzarası arz eden ve savaşın izlerini üzerinden atamamış olan küçük bir yerleşim birimidir. Bu dönemde, yani 1930’ların başında belediyenin topladığı vergi ve resimlerin toplamı, oktruva resmi hariç, 2.000 liraya kadar düşmüştü. Aynı dönemde memur ve müstahdemlere ödenen para da aynı miktardaydı. Dolayısıyla, elde edilen parayla kasabanın imarını gerçekleştirmek mümkün değildi.

1930’ların başında Of Kasabası’nda 100 civarında hane, 1 mektep ve 1 hükümet konağı bulunuyordu. 1927’de yapılmış olan nüfus sayımına göre kasabanın nüfusu sadece 718 idi.41 Bu dönem Of nüfusunun en aza indiği dönemdi. 1930’ların başında bu rakamın biraz daha arttığı düşünülebilir.

İlçedeki yollar 2 km. adi kaldırım, 60 km. patika yoldan ibaret olup sadece dört çeşme mevcuttu. İlçeye 1500 metre mesafede, 130 metre irtifaında bir hat ictimaında alınan üç santimetre kutrunda bir su getiriliyor ve bu dört çeşmeye dağıtılıyordu. Suyolunun 750 metresi künk boru iken, geri kalanı demir boru halindeydi. Bu dört çeşmenin dışında, hususi hanelerin tamamı ayrı ayrı menba sularına sahipti.

Kasaba adi lambalarla aydınlatılmaktaydı. Temizliği üç amele ile sağlanıyordu.

Of Belediyesi’nin mezbahası Sulaklı Deresi üzerinde bulunurken, Cumhuriyet’in ilk yıllarında seller nedeniyle adeta kullanılamaz hale gelmişti. Bu nedenle 1930’ların başında kasabaya yeni bir mezbaha inşa edilmesi belediyenin mesai programına dahil edilmişti. Kasabada günde iki koyun, haftada beş sığır kesiliyordu.

Of Belediyesi’nin muntazam bir itfaiye teşkilatı yoktu. Sadece emme basma tulumba ile kasabanın muhtelif yerlerinde su tertibatı vardı.

Böyle bir ortamda, 1934 yılında göreve başlayan Ali Sayın (sonradan Saral) ile birlikte, gerek Of Belediyesi gerekse Of Kazası yeni bir döneme girmiş oldu. Ali Bey’in göreve başladığı yıllar, Of Belediyesi’nin 1929 ekonomik krizinin etkilerini üzerinden atmaya başladığı ve yeniden bir faaliyet dönemine girdiği yıllardır. Aynı zamanda bu yıllar, Tek Parti idaresinin iyice kuvvetlendiği ve bölgede etkisini hissettirdiği yıllardır. Bu dönemde kurulmuş olan Üçüncü Genel Müfettişliğin etkisini de unutmamak gerekir.

1933-34 yıllarında Of’ta yapılan en önemli imar işleri, hükümeti binası, Cumhuriyet Meydanı, Atatürk heykeli ve İyvan Köprüsü’nün yapılmasıdır. Bu işlerin yapılmasında Of Kaymakamı Hamit Bey’in büyük katkıları olmuştur. 1920’lerin sonunda Of’ta bir memuriyette bulunan Edip Kılıç, 1936 yılı başlarında tekrar geldiği Of’taki izlenimlerin ve 1930’ların ortalarında yapılanları şöyle anlatmaktadır:

“Bıraktığım zaman pek basit ve iptidai bir halde bulunan Of’u, çok yenileşmiş medeni bir örtüye bürünmüş buldum. Bundan beş yıl önce tamtakır, harabeye yüz tutmuş hatta harap olmuş mebanisi ile her türlü medeni güzelliklerden mahrum olarak çıktığım bu kasabada bu sefer bambaşka bir hal ve parlayış gördüm. Ahalisinde esasen her türlü yararlılığın mevcudiyetine kailim. Bu his kendilerinde taşkın ve hakimdir. Yalnız işe koyulmaya,. Bir yol bir işaret de gözetiyorlardı. Vaktinden beri imar ve ıslaha önem verilmeyen kasaba havasının 1929 yılındaki heyelan tesiri ile Solaklı deresinin geniş ve intizamsız bir mecra arz etmesi ile hasıl olan durgun suların yarattığı bataklıklarla daha ziyade ihlale uğraması, müteşebbislerin kasabanın hemen her yerinde imar ve inkişafı üzerindeki düşünce ve faaliyetlerini teenniye sevk etmekten geri kaldı denilemez. Gayretli ve inşaatçılık hissi ile mütehassis Kaymakam Hamit Önat’ın ve Şarbay (belediye başkanı) Ali Sayın ve bu işte bilgiç ve becerikli (belediye meclisi) üyeleri düşündüler ve bu hayırlı işe önayak olmaya karar verdiler. Çarşının eski mevkiinden Baltacı Deresi’ne doğru üç yüz metre kadar bir ara ile hükümet binasını kısa zamanda başardılar. Dokuz bin küsur liraya mal olan hükümet binası, kış ve yaza mahsus çiçeklerle bezenmiş güzel ve muntazam tarhları, gönüllere inşirah veren fıskiyeli havuzu gözlerden esirger gibi bir iştiyakla kucaklayan bahçesiyle son model ve metotlara ne kadar uygun. Hükümetten çarşıya gelirken, yerli pratik sanatkarlardan şimdiye kadar kıymet ve ehemmiyeti ihmal edilmiş Mehmet Atasoy’un sanat eseri Atatürk’ün büstünü merkez ittihaz ile anıtı iki taraftan dairevi kuşatarak uzanan ve sanki rendeye vurulmuş gibi eski arızalardan eser kalmamış düz ve muntazam şose ve etrafında sıralanmış bahçelerle güzel binalar ve bir hamam Of’un eski vaziyetine göre çok hayretefzadır.

Of’un ziraatçılık kabiliyeti çok yüksektir. Halk, taşlık ve kumluktan ibaret olan derelikleri, geçilmesi güç, sarp vadileri sökmüş, imar etmiş mümbit ve mahsuldar kılmıştır. Uzaklardan toprak taşımak sureti ile doldurulmuş insanların zor dayandığı bir gayretle eski ve doğal haline getirilmiş olduğu görülür. Halkın bu yüce kabiliyet ve mesaisine makes olacak kasaba merkezinin de Baltacı deresine doğru bu enerjik sakinleriyle uzanmaya ve daha latif ve havadar bir arazide yayılıp, açılmaya mevki ve vaziyeti arzıyesi müsait oldukça Of, mesut ve bahtiyar olacaktır.”

Cumhuriyet’in ilk yıllarında belediye gelirlerine yönelik çıkarılan kanunlar ve yeni düzenlemelerin de etkisiyle, Of Belediyesi önemli işler başarmıştı. Fakat 1920’lerin sonlarında meydana gelen ekonomik buhran, Of Belediyesi’ni de etkiledi. Bu etkiyi uzun süre hisseden belediye, 1930’ların sonuna doğru bazı inşa faaliyetlerinde bulundu. Örneğin Of Belediye binası ve mezbaha bu dönemde inşa edildi. Fakat çok geçmeden patlak veren II. Dünya Savaşı yılları, bütün belediyeleri olduğu gibi, Of Belediyesi’nin faaliyetlerini durma noktasına getirmişti. Bu dönemde hükümetin yeni inşaatlar yapılmasını yasaklamış olması ve piyasalarda baş gösteren sıkıntı, yapılması gereken birçok işin ertelenmesine yol açtı. Görüldüğü üzere, Cumhuriyet’in ilk yıllarında olduğu gibi 1930’lardaki faaliyet dönemi de, II. Dünya Savaşı şartları nedeniyle çok kısa sürmüştü.

Savaşın ertesinde Of belediye başkanı değişti. Ali Saral’ın Trabzon milletvekili olmasının ardından 1 Temmuz 1946’da İsmail Sarıalioğlu göreve başladı. Böylece yaklaşık 30 yıl belediye başkanlığı yapan Ömer Lütfi Efendi’nin ardından İsmail Bey, 1973’e kadar koltukta oturmak suretiyle, Of Belediyesi’nin en uzun soluklu başkanı oldu. 1900 doğumlu olan İsmail Sarıalioğlu ilkokul mezunuydu ve asıl mesleği çiftçilikti.

İsmail Sarıalioğlu’nun Başkanlık Yıllarında Of’un Genel Durumu

1950’ye gelindiğinde, kasaba bir mahalleden ve 140 haneden oluşmaktaydı. Kasabanın en önemli ürünü ve ihraç maddesi fındıktı. Yılda bir milyon kilo kadar fındık iç pazarlara gönderilirdi. Bundan başka çeşitli fasulye, tereyağı (100 ton), kayısı çekirdeği, elma (50 ton), portakal (500 sandık), mandalina (1000 sandık), yün (25 ton) ve kasaplık koyun ve sığır ihraç edilirdi.

Kasabada bir Ziraat Bankası ve bir km. uzağında bir kereste fabrikası vardı.

1950’ye gelindiğinde kasabada 500 öğrenci alabilecek bir ilkokul, Halkevi ve kütüphanesi, beş lokanta, beş fırın ve bir han vardı.

1953 yılında Of ilçe merkezinde yeni bir büyük cami yaptırmak için bir dernek kurulmuştu. Derneğin kurucuları Cafer Saral, Celal Şişman, Salih Rahmi Sarıalioğlu, Ali Rıza Şişman, Şahmeran Taka, Bahattin Ulusoy, Yusuf Bıyık, İsmail Sarıalioğlu, Bahattin Saral, Kadir Küçük, Ali Yeşilyurt, Mehmet Onur, Ferhat Şentürk, Şevki Kurtuluş, Mehmet Abdikoğlu, Hakkı Sarıalioğlu, Hüseyin Akyüz, Cemal Saral, M. Emin Sarıalioğlu, Hasan Tahsin Sarıalioğlu, İzzettin Saral, Süleyman Sarıalioğlu, Mustafa Kalyon’du. Görüldüğü üzere cami yaptırma derneğinin kurucularının bir kısmı, aynı zamanda belediye meclis üyesi olan isimlerdi.

İsmail Sarıalioğlu’nun başkanlığının ilk yıllarında, belediyenin karşı karşıya olduğu sorunlar, 26 Şubat 1953 tarihli Yeni Of Gazetesi’nde yayınlanan bir şikayetnamede şu şekilde sıralanmıştı:

“Belediyemizden İstiyoruz

  1. Kaban Mahallemizin elektrik direkleri üç yıldan beri şahıslar tarafından bir sürü masrafla diktirildiği halde hala belediyemiz tellerini çekip cereyanını verecek diye bekleyip duruyoruz. Acaba daha kaç yıl daha bekleyeceğiz?
  2. İlçemizin içilir su ihtiyacı ne olacak? Eski suları kapattınız, yeni su tesisatı ile bol bol su ihtiyacımızı karşılayacağımızı ümit ederek ilçe halkı çok sevindik. Maalesef iki yıldan beri susuzluk derdi çekiyoruz. Bizim ne suçumuz vardır?
  3. Bazı evlerden umumi caddelere hela ve pislik lağımları akmaktadır. Bunları takip eden ve ceza yazan birisi yok mudur?
  4. İlçe içersinde her taraftan başıboş soba borusu çıkmaktadır. Manzara bozukluğu ve yangın hadiseleri olması ihtimali mevcuttur. Bunlara bir çekidüzen verilemez mi?
  5. Çarşı içerisi, çöplük ve pislik içerisindedir. Lütfen tanzifat memurlarımız hangi köyden davet edilecekse bira an evvel çağırılsın.
  6. Çarşı içersindeki arabalara bir durak mahalli gösterilmiş midir? Gösterilmişse neden gelişi güzel her meydanı caddeleri kapatılmıştır?
  7. Belediye hududu dahilinde 70-80 km kilometre hızla arabalar işliyor. Bunlara ne gibi tertip alınmıştır?
  8. Kadın helası yoktur. Bu en büyük ihtiyaçlarımızdandır. Acaba belediyemiz bu konuda ne düşünüyor?”

İsmail Sarıalioğlu döneminde Of kasabası, artan nüfusuyla büyümeye başlamıştı. II. Dünya Savaşı sonrasında ve özellikle 1950’lerle birlikte, köylerden ilçe merkezine doğru bir göç başlamıştı. Nitekim 1927’de 718 olan kasaba nüfusu sonraki yıllarda pek artış göstermemiş ve 1950’ye gelindiğinde 1200’e kadar çıkmışken 1960’ta 2166’ya, 1970’te ise 6680’e kadar çıkmıştı. 1975’te ise 10376’ya ulaşarak büyük bir artış göstermiş oldu.

Bu nüfus artışı ve kasabanın genişlemesi karşısında Of Belediyesi, beklenen atılımları gerçekleştiremedi. II. Dünya Savaşı yıllarında yeni inşaat yaptırılması hükümet tarafından yasaklandığı için, belediye pek bir şey yapamamıştı. Aslına bakılırsa belediyenin mali gücü de yeni inşaatlar ve faaliyetler için yeterli değildi. Nitekim savaşın hemen ertesinde 1945’te hazırlanan dört yıllık mesai raporunda hal, garaj inşaatları ve elektrik tesisatına başlanması, şehir harita ve planının yaptırılması gibi önemli işler programa alınmış; fakat bu önemli işler için dört yıllık planda ancak 14000 lira ayrılabileceği belirtilmişti. Programa konulan bu işlerin yanı sıra, 1945 yılında asri mezarlık inşası için bir yer satın alındığı da anlaşılmaktadır.

1946 yılına gelindiğinde belediye gelirlerinin bir miktar arttığı görülmektedir. Bunun nedeni belediyenin otobüs işletmesine başlamış olmasıdır. Belediye tarafından satın alınan otobüsler, Trabzon-Of arasında işlemeye başlamış ve bu durum halktan yoğun teveccüh görmüştür. Böylece gelirlerini artıran belediyenin kendine güveni gelmiş ve 1945’te hazırlanan mesai programında bazı düzenlemeler yapmıştır. Buna göre içme suyu tesisatının genişletilmesi ve ıslahı için 25.000 lira borç alınmasına karar verilmiştir. Ayrıca gelir getirici mülk inşası için de bütçeden 16.000 lira ayrılması uygun görülmüştür. Bu ve önceki mesai programında yer alan işler için 1950 yılına kadar 137.000 lira harcanacağı öngörülmüştür.

1963 yılına gelindiğinde, önceki mesai programında planlanan yolların genişletilmesi için yapılacak istimlâkler ile hayvan pazarı yerinin istimlâkinin yapılmadığı, adi tamiratlar dışında kanalizasyon işine el sürülmediği, belediye meskenlerinden sadece birisinin inşa edilebildiği görülmekteydi. 1967 yılına gelindiğinde, durumda pek fazla değişiklik yoktu. Öyle ki, bu tarihle hazırlanan bir rapora göre; yol ve kaldırımların bir kısmı yapılmış ise de, yolların çoğu parke değildi. Mahallelere yol yapılmamış ve yol genişletilmesi için sadece bir tek istimlâk muamelesine başlanmış, fakat bu dahi tamamlanmamıştı. Sinema ve gazinoların inşasına dair teşebbüsler olmuş ise de bir sonuç elde edilmemiş, kanalizasyon işine hiç el sürülmemiş, hayvan pazarı istimlâki için hiçbir teşebbüste bulunulmamıştı.

İsmail Sarıalioğlu döneminin en önemli belediye faaliyetlerinden birisi Of’un imar planı ve haritasının hazırlanmış olmasıdır. Of ilçesinin haritası 1954 yılında hazırlandı. Uzun bir hazırlık dönemi ve bazı aksaklıklardan sonra 1/1000 ölçekli Of imar planı Mayıs 1959’da Of Belediyesi’ne gönderildi.

Yukarıda da belirtildiği üzere, 1960’lar ve 70’lerin başlarında, Of’ta adeta bir nüfus patlaması yaşanmıştı. Harita ve planın hazırlandığı 1950’lerden bu yana kasabada önemli değişiklikler olmuş, özellikle Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından sahil yolu güzergahı değiştirilmişti. Ayrıca kasabada yeni binalar yapılmış ve yeni yollar açılmıştı. Dolayısıyla eski harita ve planın değişmesi gerekli görülüyordu. Bu durum belediye meclisi tarafından ele alınarak 20 Mart 1970 tarihinde İller Bankası’nı müracaat edildi. Plandan önce yeni haritanın hazırlanması gerektiğinden, bu iş için belediye bütçesinden 14.700 lira ayrıldı ve bu durum İller Bankası’na bildirildi. 1970 yılı sonlarına gelindiğinde harita üzerindeki gerekli değişiklikler yapılmış, sıra imar planının hazırlanmasına gelmişti. Nihayet İsmail Sarıalioğlu’nun başkanlık döneminin sonlarında, yani 1972 yılında Of kasabasının ikinci imar planı hazırlandı.

İsmail Sarıalioğlu’nun son yıllarında, 1967 yılında Of kasabasının sahil kesiminde 400-500 kişilik modern bir sinema salonunun yapılması, ilçeye gelecek turist ve misafirleri ağırlamak için güzel bir lokanta ve gazino inşa edilmesi, belediyeye gelir temin etmek, sinema, lokanta ve gazinonun ihtiyaçlarını karşılamak ve gelecek misafirlere hizmet sunmak amacıyla dükkanların yaptırılması kararlaştırılmıştı. Bunlar için 705.484 lira keşif bedeli çıkarılmıştı.

Of sinema ve çarşısı inşaatı (lokanta ve dükkanlar) belediye tarafından 8 Kasım 1967’de Tayyar Baş isimli bir müteahhide ihale edilmiş ve 31.7.1969’da tamamlanmıştı. İhale bedeli 574.475 liraydı. 1967 71 imar programında belirtilen sinema, gazino ve turistik otel inşaatının bir kısmının belirtilen tarihler içinde tamamlanması planlanmıştı. 1971’de hazırlanan 4 yıllık yeni imar programında ise turistik otel, gazino ve hamamın yapılması, sinema inşaatının tamamlanması ve çatı katının yapılması, pazar yeri, hal binası, garaj, hayvan pazarı, spor sahası ve küçük sanatlara ait binanın yapılması, yeni bir mezbaha binasının yapılması planlanmıştı. 1973 seçimlerinin hemen öncesinde, yani 7 Aralık 1973’te ise Of Belediyesi’nin içme suyu tesisatı ihaleye çıkarılmıştı.

Of’ta 1412 seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu 9 Aralık 1973’te yapılan seçimlerde, yeni belediye başkanı İnşaat Yüksek Mühendisi Fuat Saral olmuştur. Bu seçimlerde 445 oy alan CHP’nin karşısında, bağımsız aday Fuat Saral’ın aldığı oy miktarı 558, oy oranı %55,6’dır. CHP’nin oy oranı ise %44.4’tür. Bu seçimde Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi ve Demokratik Parti gibi partiler hiç oy alamamışlardı. Bununla birlikte belediye meclis üyeleri seçiminde oyların %48,6’sını CHP, %48,4’ünü DP, %3’ünü MSP almıştır.

İnşaat Yüksek Mühendisi Fuat Saral döneminde, yani 1973-74 yıllarında turistik otel inşaatının tamamlanmasına çalışılmış, pazar yeri, spor sahası ve garaj yerinin istimlaki için bir miktar tahsisat ayrılmış, akaryakıt deposu, garaj ve hal binası inşaatına başlanmış, belediye tarafından lojman ve meskenler yapılması kararlaştırılmıştır. Bütün bu işlerle birlikte yol, kanalizasyon ve içme suyu gibi çalışmalar için toplam 4.266.000 lira tahsis edilmiştir. Önceki dönemde ihalesi yapılan içme suyu tesisatının yapımına Fuat Saral döneminde başlanmıştır. Tesisatın tamamlanması ve belediye tarafından teslim alınması ise 1977 yılında gerçekleşecektir.

Fuat Saral’ın belediye başkanlığı sadece bir yıl sürdü. Ani bir kalp krizi sonucunda 14 Aralık 1974 Cumartesi günü vefat eden Fuat Saral’ın yerine, belediye başkanlığına 1923 doğumlu İshak Cahit Sarıalioğlu getirildi. Cahit Bey’in başkanlığı sırasında, 11 Aralık 1977’de yapılan belediye seçimlerinde oyların 275’ini bağımsız aday, 40’ını Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP), 759’unu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) almıştı. Böylece Cahit Sarıalioğlu’nun belediye başkanlığı devam etti.

İshat Cahit Sarıalioğlu yönetiminde 1974-78 yılları arasında garaj inşaatının tamamlanmasına çalışılmış, mezbaha binasının yeniden yaptırılmasına karar verilmiş, gazhanenin inşaatı genişletilmiş, terminal yerinin alınmasına ve binasının yapılmasına karar verilmiş, spor sahası ve tesislerinin ve garajın tamamlanmasına çalışılmış, elektrik ve su tesisleri genişletilmiştir.

İshak Cahit Sarıalioğlu son aylarında Of Belediyesi’nin Mart 1978’de hazırlanan 4 yıllık imar programına göre yol, su, kanalizasyon ve elektrik işleri dışında, mezbaha ve soğuk hava deposu, garaj ve terminal binası, belediye sarayı, hal binası, lojmanlar, balıkhane ve spor tesisleri yapılacaktı. Bütün bu işlerin keşif bedeli 33.933.000 lira idi. Bunlar arasında en pahalı iş, 15.000.000 lira keşif bedeli ile belediye sarayı idi.

1978 yılı ortalarında Of Belediyesi’nin yeni başkanı M. Emin Sarıalioğlu idi. Emin Bey, 1980 darbesine kadar görevine devam etti. Emin Sarıalioğlu döneminde yapılan en önemli iş, 1930’larda yaptırılmış olan belediye binasının yıktırılması ve yerine yeni belediye sarayının yapımına başlanması idi.

1980 yılı başlarına kadar belediye başkanı olan Emin Bey, 1980 darbesi üzerine görevden alındı. Fakat darbe sonrasında yerine Şefik Saral atandı. Böylece belediye başkanlığı aynı ailede kalmış oldu. Bununla birlikte, çok geçmeden belediye başkanlığı görevi Kaymakam Aslan Yıldırım tarafından yürütülmeye başlandı. Bu olağanüstü dönem 1984 belediye seçimleriyle sona erdi. Görüldüğü üzere, 1973 öncesindeki belediye başkanları uzun süre bu koltukta oturmuşken, belirtilen tarihten sonra Of’ta sık sık belediye başkanı değişmişti.

1984 seçimlerinde yeni belediye başkanı 1919 doğumlu Sefer Saral olmuştur. Bu seçimlerde ANAP 408, Refah Partisi 176, Bağımsız aday 439 ve SODEP’ten seçime giren Sefer Saral 598 oy almıştır. Sefer Saral, 1984’te seçildiği belediye başkanlığını 1989’da SHP adına girdiği seçimde devam ettirmiştir. Bu başkanlık seçiminde ANAP 313, DSP 618, DYP 503, RP 1198, SHP 1221, bağımsız aday ise 25 oy almıştır.

Dikkati çeken en önemli husus, 1984’e kadar yapılan hemen bütün seçimlerde Of belediye başkanlığı yarışı CHP ile bağımsız aday arasında geçerken, 1984’ten itibaren oylarda önemli parçalanmalar olmasıdır. Özellikle muhafazakar sağ partiler yarışa ortak olmuş, hatta 1989’da bu çizgideki partilerin toplam oy oranı, sol partilerin oylarını geçmiştir. Bu seçimde Sefer Saral, RP adayından birkaç oy fazla almak suretiyle seçilebilmiştir.

Sefer Saral’ın başkanlığı ile birlikte, Of belediyesi, başkanlık süresi bakımından nispeten istikrarlı bir döneme girmiş; 1993’te vefat edinceye kadar görevini sürdürmüştür.

Sefer Saral dönemi, yani 1980’lerin ortalarıyla 1990’ların başı, Of nüfusunun önemli oranda arttığı bir dönemdi. Nüfusu 15.000’lere varan Of’un bu dönemdeki en büyük sorunları kanalizasyon ve su hizmetleriydi. Of’un kanalizasyon şebekesi 1970 yılında yapılmıştı. Ancak çok geçmeden yetersiz hale geldi. Özellikle ilçenin gelişmekte olan yörelerinde ve mücavir alanlarda kanalizasyon şebekesinden istifade edilemiyordu. Bunun üzerine Belediye Başkanı Sefer Saral tarafından İller Bankası’na müracaat edildi. 17 Eylül 1984 tarihli müracaatta, sağlık yönünden çok önemli olan kanalizasyonun belediyece yaptırılmasının mümkün olmadığı belirtilmiş ve gereken etüt ve projelerin banka elemanları tarafından hazırlanması istenmişti.

Of’un modern kanalizasyon sistemi 1980’lerin ortasında yapılmadan evvel, kasabanın bazı yerlerinde pis su ve yağmur suyu taşıyan gayri sıhhi beton kanallar bulunmaktaydı. Sadece bazı cadde ve sokaklarda bulunan bu beton kanallar pis suları doğrudan denize veya Solaklı Deresi’ne, bası kesimlerde ise foseptiklere taşıyordu.

Böyle bir ortamda, Of kanalizasyon avan projesinin İller Bankası aracılığı ile yaptırılması belediye meclisinin 5 Şubat 1986 tarihli oturumunda kabul edilmiştir. Gerek kanalizasyon şebekesi gerekse deniz deşarj projesinin etütlerini yapmak üzere Nusret Yazıcılar Temmuz 1986’da çalışmalara başlamıştır.

Bu dönemde Of’un içme suyu Solaklı Deresi’ndeki keson kuyudan sağlanmaktaydı. 1985 yılı itibarıyla 150 ve 350 metreküplük depolarda toplanan su şebekeye veriliyordu. Fakat bu tarihe gelindiğinde bu su ve depolar artık yeterli değildi. Bunun üzerine yine Solaklı Deresi üzerinde derin bir kuyu daha açılmış ve sağlanan su 1000 metreküplük ilave depo vasıtasıyla şebekeye verilmeye hazır hale getirilmişti.

Sefer Saral’ın ölümünün ardından Of’ta yeni bir seçim süreci başladı. 1994 yılındaki bu seçimlerde, SODEP’in kurucularından olup hemşehrilerinin yoğun isteği üzerine bağımsız olarak aday olan Süleyman Sarıalioğlu başkan oldu. Sarıalioğlu, karşısındaki Refah Partisi adayına karşı büyük bir başarı kazanarak yeni başkan seçilmişti. Seçimlerde RP adayı 1691, Sarıalioğlu ise 2616 oy almıştı. Böylece, önceki birkaç seçimde görülen oyların birkaç parti arasında parçalanması, bu seçimde gerçekleşmedi.

Süleyman Sarıalioğlu 1926 Of doğumluydu ve ortaokul mezunuydu. Oflular tarafından oldukça sevilen Sarıalioğlu, aynı zamanda medyatik bir belediye başkanı idi. Başkanlık döneminde Of’ta tesis edilen birlik ve beraberlik sayesinde, kaymakamlıkla el ele verilerek önemli hizmetler yapılmıştı.

Süleyman Sarıalioğlu’nun 1998’deki ölümünün ardından, yerine bakacak isim konusunda bazı tatsız olaylar yaşandı. Neticede belediye meclisi Semahat Sarıailoğlu’nu başkan olarak atadı. 1944 doğumlu olan Semahat Sarıalioğlu 1964’te Of’a öğretmen olarak gelmiş ve burada evlenerek Of’tan ayrılmamıştı. SHP ve CHP kadın komisyonları başkanı olarak politika yaptıktan sonra, 1994’te belediye meclis üyesi seçilmişti.

1999 yılında yapılan seçimlerde yeni belediye başkanı Oktay Saral oldu. 1967 doğumlu ve üniversite mezunu olan Oktay Saral döneminde, Of’un temel ihtiyaçlarını gidermek ve altyapı sorunlarını çözmek üzere önemli adımlar atıldı.

1990 yılında Of belediyesinin üçüncü imar planı hazırlanmıştı. Şehrin yatay gelişimi 1990’lı yıllardan 2000’li yıllara doğru giderek yavaşlamıştı. Bunun en önemli nedenleri, yerleşmeye elverişli arazilerin kıtlığı ve imar planı nedeniyle arazi fiyatlarının yükselmesiydi. 2004 yılında ise revizyon imar planı yapıldı.

1998 yılında yapımına başlanan ve 2003 yılında tamamlanan Of içme suyu projesi 70 km. uzunluğa sahipti. Proje kapsamında Solaklı Vadisi’nde dört keson kuyu açılmıştı. Buralardan elde edilen su, Solaklı ve Çamlı Mahallelerindeki iki ana depo ile Yenimahalle, Yukarı Kışlacık, Çamlı ve Çamlıtepe Mahallelerindeki dört tali depoya aktarılmakta ve şehrin içme suyu ihtiyacı böylece karşılanmaktaydı.

Of’un kanalizasyon sistemi 1998 yılında ihale edilen ve 2002 yılında tamamlanan projeye dayanmaktaydı. Bu şekilde 35 km. uzunluğunda bir kanalizasyon hattı döşenmişti.

Tarihi süreç içerisinde Of Belediyesi’nin mahalle sayısı da artmıştı. 1970’te Solaklı Mahallesi bölünerek Cumhuriyet ve Yenimahalle ismiyle iki mahalle daha oluşturdu. 1984’te Çamlıköy belediye sınırları içine alındı ve Çamlı Mahallesi oldu. Bu geniş mahalle 1989’da üçe bölünerek Çamlı, Çamlıtepe ve İrfanlı ismiyle üç mahalle haline getirildi. 1989 yılında Kaban Köyü belediye sınırla içine alınarak Kaban Mahallesi’ni oluşturdu. Böylece 1990 yılına gelindiğinde Of Belediyesi, Solaklı, Cumhuriyet, Yenimahalle, Çamlı, Çamlıtepe, İrfanlı ve Kaban olmak üzere yedi mahalleden oluşmaktaydı. 1997 ve 2000 yıllarında Soğukpınar ve Yukarı Kışlacık köyleri belediye sınırlarına dahil edilerek iki yeni mahalle oluşturdu.

Oktay Saral’ın 24. dönem milletvekilliği seçimlerinde olmak için istifa etmesi üzerine, 17 Mart 2011 tarihinde belediye başkanlığına Murat Saral seçildi.

 Araştırmamızın devamı eklenecektir takipte kalın….

Scroll Up