Of Dağlarında Bir Kot Mısıra Yanan İlk Ampul: 'Oflu Edison' Hüseyin Uzunlar

Of'un Erenköy Mahallesi, yarım asırdan daha uzun bir süre önce sıra dışı bir yerel girişime sahne oldu. Elektriğin henüz ulaşmadığı yıllarda, köy sakini Hüseyin Uzunlar, tamamen kendi imkânlarıyla kurduğu sistem sayesinde köyünü ışıkla buluşturdu. Bu çalışmasıyla yörede "Oflu Edison" olarak anılmaya başladı.

Üç Irmaktan Elektrik Üreten Bir Köy Hikâyesi

1950'li yıllarda Erenköy'de yaşayan Hüseyin Uzunlar, köyden geçen üç ayrı ırmağı birbirine bağlayarak ilkel ama işlevsel bir elektrik üretim düzeneği kurdu. Merkezi bir şebekenin bulunmadığı bu dönemde üretilen elektrik, köy halkının günlük ihtiyaçlarını karşılamasını sağladı.

Uzunlar, kurduğu bu sistemle her haneye bir kot mısır karşılığında elektrik verdi. O günün kırsal yaşam şartları düşünüldüğünde bu uygulama, Erenköy'ü çevre köylere kıyasla ayrıcalıklı bir konuma taşıdı.

Yarım Asır Önce Işıkla Tanışan Mahalle

Of'un en eski yerleşimlerinden biri olan Erenköy; ahşap kemer köprüleri, tarihi kalıntıları, çeşmeleri ve camileriyle tanınıyor. Hüseyin Uzunlar'ın kurduğu yerel elektrik sistemi de mahalle tarihinin unutulmaz parçalarından biri oldu. Elektriğin köylere henüz ulaşmadığı bir dönemde Erenköy'de ampullerin yanması, bölgede büyük bir ilgi ve hayranlık uyandırdı.

Muhtarlık Görevi ve Hayatı

Hüseyin Uzunlar, yalnızca bir mucit değil, aynı zamanda köyüne hizmet etmiş bir idareciydi. 1954–1958 yılları arasında Erenköy Muhtarlığı görevini yürüttü. Yaşamı boyunca köyünden ayrılmayan Uzunlar, 13 Şubat 2013 tarihinde 93 yaşında hayatını kaybetti ve Erenköy'deki aile kabristanlığına defnedildi.

Yerel Santraller Zamanla Tarihe Karıştı

Elektriğin yaygınlaşması ve modern şebekelerin kurulmasıyla birlikte, Erenköy'deki bu yerel elektrik üretim sistemi de zamanla kullanılmaz hale geldi. Kurulan düzenekler yıllar içinde çürümeye yüz tuttu. Ancak Hüseyin Uzunlar'ın girişimi, Of'un yerel tarihinde öncü bir enerji hikâyesi olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Bugün hâlâ Erenköy'de ve Of genelinde anlatılan bu hikâye, imkânsızlıklar içinde üreten bir Karadeniz insanının azmini ve zekâsını simgelemeye devam ediyor.

 

Kaynak: Of'un Sesi Özel Haber